• 09.04.2016

    Bel ve boyun fıtığı nedir?

    İnsanların % 80 ı hayatının bir döneminde bel ağrısı yaşamaktadır. Bel ağrısı daha çok 30-50 yaş grubundaki  çalışan, üreten insanlarda görülen bir hastalık olduğundan ciddi iş gücü kaybına da neden olan bir rahatsızlıktır. Boyun ağrıları ise daha az oranda görülmekte ve insanların %25 ini hayatlarının bir döneminde etkilemektedir.

    Bel ve boyun fıtığı omurga kemiklerimiz arasında bir süspansiyon görevi gören kıkırdak yastıkçığın etrafındaki lifleri yırtarak dışarı taşması sonucu oluşur.

     Bel ve boyun fıtığında ne tür şikayetler olur?

    Fıtıklaşan bu kıkırdak yapı omurgadan çıkan sinirleri sıkıştırarak, bel fıtığında kalça ve bacağa, boyun fıtığında omuz ve kola doğru yayılan ağrı, uyuşma, çekme hissi, güçsüzlük gibi yakınmalara neden olur. Hastaların büyük bir kısmında bel ve boyun ağrısından çok bacak ve kol ağrısı ön plandadır ve bazı hastalar  kendilerine bel fıtığı tanısı konduğunda, nasıl olur bende bel ağrısı yok ki derler. Bu tamamen bacağa giden sinirin sıkışması ile ilgili bir durumdur. Bel ve boyun fıtığında ağrının tipik özelliği öksürmekle, ıkınmakla, gülmekle artmasıdır.

    Bel ve boyun fıtığından şüphe edildiğinde hangi bölüme başvurulmalıdır?

    Bel ve boyun ağrısı yapan bir çok neden içinde, fıtığa bağlı ağrı aslında küçük bir dilimi oluşturmaktadır. Gerçek anlamda  bel fıtığına bağlı bel ağrısı, tüm bel ağrılarının sadece %5 inden sorumludur. Bel ve boyun ağrılarının çok büyük kısmının sebebi bel kaslarının zayıf olmasına, aşırı yüklenmelere bağlı belin tekrarlayıcı incinmelerine bağlıdır. Bu nedenle bel ve boyun ağrılarında öncelikle bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekiminin muayenesinden geçmek doğru bir yaklaşım olacaktır.

    Bel ve boyun fıtığında ameliyat dışı tedavi yöntemleri

    Günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi ve eğitim: Ağır kaldırma, uzun süre aynı pozisyonda durma yasaklanır, yerden bir nesne alırken direk belden eğilme yerine dizlerin üzerine çömelerek alınması , yataktan direk değil yan dönerek ve yavaşça kalkılması bel fıtığı olan hastaların dikkat etmesi gereken hususlardır. Boyun fıtığı olan hastaların ise yük taşırken iki eline ağırlığı paylaştırmaları, ani boyun hareketlerinden kaçınmaları önerilir.

    Fizik Tedavi: Çeşitli elektrik akımları , sıcak-soğuk uygulamalar, traksiyon yani bel çekme  (fizik tedavi uzmanları tarafından özel cihazlar ile uygulanan tıbbi bir işlemdir), kaplıca, masaj, korse uygulamaları gibi yöntemler ile bel fıtığı hastalarında çok iyi sonuçlar alınmaktadır.En kısa sürede egzersizlere başlanmalı uzun süre yatak istirahatinden kaçınılmalıdır (Genellikle 5-7 günlük yatak istirahati yeterlidir).

    İlaç Tedavileri : Basit ağrı kesici ilaçlardan , kuvvetli morfin benzeri ilaçlara kadar çok geniş aralıkta ilaçlara, bazı hastalarda eşlik eden kasılmayı kırmak için kas gevşeticilere, sinir sıkışmasına özel ilaçlara başvurulabilmektedir.

    Kuru iğneleme: Tedavide akupunktur iğnelerinin kullanıldığı etkili bir tedavi yöntemidir. Diğer ismi intramüsküler stimilasyondur. İğnenin sorunlu bölgede kas veya tendon bileşkesine girip çıkması kas gevşemesine ve ağrı ile savaşan çeşitli kimyasal faktörlerin açığa çıkmasına neden olur. Herhangi bir ilaç kullanılmaz. Yan etkisi yok denilecek kadar azdır. Hastalığın süresine ve şiddetine göre 6-10 seans haftada 1 veya 2 kez uygulama yapılır.

    bel         


     

    Nöralterapi: Alman huneke kardeşlerin bacakta iyileşmeyen bir yaraya yaptıkları lokal anestezik madde sonrasında hastanın omuz ağrısının geçmesi ile tesadüfen bulunan sonrasında yapılan araştırmalar ile vucudun sinirsel ağının öneminin ortaya çıktığı bir tedavi yöntemidir.

    Sezaryan ameliyatı, apandisit ameliyatı, diş opersayonları, safra kesesi operasyonlarından sonra başlayan bel ve boyun ağrıları geleneksel tıbbi bilgiyle açıklamayan bir çok ağrılı durumlar nöralterapi ile açıklanabilmekte ve tedavi edilebilmektedir.

    http://www.fiziktedaviuzmani.com/gallery_gen/77096251e730843fd93bdcd3c38eb87a_500x150.jpg

     

    Yüksek yoğunluklu lazer (hilterapi): Bu tedavide yakıcı olmayan lazer ışınları derinin 6 santimetre kadar derinine inerek anti ödem, ağrı giderici ve hücre yenileyici özellikler ile etkili olabilmektedir. FDA onaylı bu tedavi yönteminde yüksek başarı oranları bildirilmektedir.

    M04_410_0   hiro3_0M04_407_0